Anne Sütü Fabrikasına Bir Yolculuk

    PAYLAŞ!

  • facebook
  • twitter
  • friendfeed
  • email
  •  
  • facebook
  • twitter
  • friendfeed
  •  

Göğüs YapısıYapılan testler pozitif çıktı ve dünyaya bir ''misafir'' hediye etmeye karar verdiniz. Bu kararla birlikte tam 3 adet mucizeye ev sahipliği yaparsınız.1.'si döllenme, 2.si doğum ve sonuncusu ise emzirmedir. Biz bu yazımızda 3.mucizeniz olan emzirme üzerinde duracağız.

Biz, çok basit bir hesaplama yaparak ilginç bir sonuca ulaştık. Anne sütü üretimini, bir  fabrikaya benzetmemize eminiz birazdan siz de hak vereceksiniz. Hesaplamıza  göre bir anne ilk 6 ay çocuğunu sadece anne sütüyle besler ve bir yaşına kadar da bebeğini emzirmeye devam ederse yılda 230 litre süt üretiyor. Evet, yanlış okumadınız 230 litre! Bu rakam size bir şey ifade etmiyorsa evlere aldığımız su damacalarını aklınıza getirin. Ama sayı tam 12 damacana olmalı !!!

Şimdi mucizeler üreten bu fabrikaya biraz daha yakından bakalım.

Hamilelik Ve Anne Sütü

Aslında süreç siz hamile kalır kalmaz başlıyor. Vücudunuz, misafir için çalışmalara ilk 3 ay itibariyle çoktan başlamış olacaktır. İşte bu nedenle hamileliğin ilk döneminde şişen ve acı verebilen göğüslere sahip olursunuz. Gebeliğiniz boyunca vücudunuzda bol miktarda gezinen Progesteron ve Östrojen hormonları emzirme işi için uygun ortamı oluşturmaya çalışmaktadırlar. Aslında siz doğduğunuzda çoktan hazır olan süt kanalları artık bir nevi  kullanıma açılmaktadır.

Gebelik boyunca göğüsteki emzirme kanal sayısı ve ebatı artar. Hamileliğinin İkinci 3 ayı itibariyle bazı gebeler göğüslerinden süt geldiğine tanık olmaktadırlar. Vücudun buraya daha çok kan göndermesiyle de doğum yaptığınızda doğum öncesiyle karşılaştırldığında yaklaşık 500 gram büyümüş göğüslere sahip olursunuz. Göğüs büyüklüğünün süt üretim miktarıyla ilişkisi olmadığını da hatırlatmak isteriz.

Üretim bandına  baktığımızda sırasıyla gördüklerimiz alveoli, lobül, kanalcıklar, kanallar, süt havuzu, areola(göğüs ucu çevresi) ve göğüs ucu olacaktır.

Alveoli sütün üretildiği temel birimdir. Buradaki hücre protein, şeker ve yağı kanınızdan alır ve sütü üretir. Bu aşamada emzirmeyle ilgili iki hormon devreye girecektir: Prolaktin ve Oxitocin. Kandan gerekli malzemenin alınmasını Prolaktin hormonu emreder. Oluşan sütün, süt bezlerinden(lobül) kanalcıklara aktarılmasını ise Oxitosin hormonu tetikler. Oxitosin, Alveoli etrafında bulunan kasların kasılmasını sağlar ve oluşan basınçla süt kanalcıklara boşalır. Süt buradan kanallara, oradan süt havuzuna ve göğüs ucundaki deliklerden de bebeğinizin midesine doğru bir yolculuk yapacaktır.

Peki doğum sonrası ne oluyor?Emzirme Şekilli Anlatım

Doğumda vücudunuzdan dışarı çıkan sadece bebeğiniz olmayacaktır. Doğumla plasenta da dışarı çıkartılır. Östrojen ve progesteron hormonlarının salgı merkezi olan plasentanın dışarı atılması ile bu iki hormon seviyesi düşüşe geçer. Bunlar yerine Prolaktin ve Oxitocin Hormonu vücutta artacaktır. Bu hormonların emzirmeyle ilgili süreçleri ,yukarıda ifade ettiğimiz gibi tetiklemesiyle, göğüslerinizde süt yapımı göğsünüzü şişirecek ve hatta ağrı verecek kadar büyütecektir.

Yeterli mi? Hayır. Bundan sonra iş ''minik misafire'' düşüyor. Bebek, gebeliğiniz boyunca kararan göğüs ucu çevrenizi daha rahat görebilecektir ve doğuştan sahip olduğu ''emme refleksiyle'' sizden süt almak isteyecektir. Doğum sonrası bebeklerin yaptıkları bu içgüdüsel hareket mükemmel bir doğa olayıdır. Bebeğinizin ağzı göğüs ucu çevresini(aerola) tamamen içine almalıdır.  Ancak bu şekilde aeorola altındaki süt havuzlarına baskı yapabilir minik yumurcak. Eğer sadece meme ucunu ağzına alırsa bebek yeterince süt alamayacak ve muhtemelen göğüs ucunuzda ağrı ve yara oluşacaktır. Bu nedenle emzirirken doğru pozisyonu mutlaka bulmalısınız.

Sonra ne oluyor? Bebek, emdikçe göğüs ucundaki sinyaller beyne ''daha çok Prolaktin ve Oxitosin salgıla'' diye emirler gönderir. Bu hormonlar da daha çok anne sütü anlamına gelecek. Aman Allahım! Bu ne mükemel döngü! İşte bu nedenle uzmanlar ''siz emzirdikçe daha çok sütünüz olacaktır'' diyorlar. Bu işin nasıl gerçekleştiğini bir de yandaki şekille gösterelim istedik.(Üstelik siz bebeğinizin sesini duyduğunuzda yada onu hayal ettiğinizde dahi bu sistemin otomatik olarak devreye girdiğini biliyor muydunuz?)

İşte emzirme işinin beyinle bu kadar ciddi bir ilişki içinde gerçekleşiyor olması, uzmanların ''Emzirirken psikolojik olarak rahat olun, bol bol dinlenin ve strese girmeyin'' önerilerine yol açıyor.

Bitti mi? Yine hayır! Sistem kendi kendini temizleme işini de çok iyi beceriyor. Areola üzerinde oluşan ve Montgemory Tüberkülleri adı verilen küçük yükseltiler doğal bir yağ üreterek bu bölgeyi kayganlaştırıyor, temizliyor ve koruyor. Üstelik bu işi hem gebelikte hem de emzirmede yapıyor. İşte bu nedenle  de uzmanlar ''Emzirirken Göğsünüzü sadece suyla yıkıyabilirsiniz'' diyor. Sabuna ve losyonlara da gerek yok diyorlar yani. Çünkü bu doğal yağın içinde bakterileri öldüren bir enzim var, sabun bu enzime zarar verebilir.


Sorunuzu forma yazarak sorabilirsiniz







Bebekolay Sosyal Medya