Bebek Ağlatılmadan Büyütülmelidir!

    PAYLAŞ!

  • facebook
  • twitter
  • friendfeed
  • email
  •  
  • facebook
  • twitter
  • friendfeed
  •  

Bebek yaşayabilmek adına yaşamsal ihtiyaçlarının anında giderilmesine muhtaçtır. O nedenle, ihtiyaçlarının anında karşılanmasını ısrarla talep eder. Çünkü bebeğin dur-bekle sistemleri yoktur. Bekleyebilmek için öncelikle zaman ve mekan algısı, şartları değerlendirip yorumlayabilme yeteneği şarttır. Bebekte bu sistemler henüz gelişmemiştir. Piaget’in terimleriyle bebek sensori-motor evresinde bir canlıdır. Yani, 5-duyusu ile çevreyi algılar ve motor sistemleri ile çevreye yanıt verir, yani bir davranışa yönelir. Duyularıyla davranışı arasında düşünce yani zihin sistemleri yoktur.

10 aylık olana kadar bir bebeğe dikkat ediniz. Oyuncağına bakar. Oyuncağını sağa sola hareket ettirseniz oyuncak bebeğin görme alanı içinde olmak kaydıyla bebek gözleri ile oyuncağı takip edebilir. Oyuncağını onun görme alanı dışına alsanız bebek oyuncağın gittiği yere bakmaz. Onun yerine boşluğa bakar. Yani bebek oyuncağı görüyorsa oyuncak vardır, görme alanı dışına çıkmışsa oyuncak yoktur. Kısacası onun görüşü dışında bir dünya yoktur. Çünkü henüz oyuncak onun beynine sembolleşerek kaydolmamıştır.

Bir başka deyişle henüz bebeğin zihin kayıtları yoktur. Bebeğin davranışları 5-duyusu ile algıladığı çevresel uyaranlarla sınırlıdır. Hareketlerini 5-duyusu ile algıladığı duyumlar yönlendirir. Duyudan harekete doğrudan bir geçiş vardır. Arada duyuları yorumlama sistemleri henüz gelişmemiştir. Bu bakımdan bebek ilk 3 yaşta vertebralı (omurgalı) öncesi ilkel canlılara benzetilse yeridir.

Tıpkı ilkel canlılarda olduğu gibi bir uyaran varlığında tüm bebeklerde tipik bir davranış ortaya çıkar. Üçüncü yaştan sonra duyular ile davranış arasında gelişen zihnin etkisi görülmeye başlar. Bebek oluşmaya başlayan zihin denen bu ara yapılar ile çevredeki olayları kendince değerlendirerek davranmaya başlar. Böylece vertebralıları daha ilkel canlılardan ayıran kimlik yapıları ortaya çıkar. Dur-bekle sistemleri de beynin zihin alanında yer alan sistemlerdir.

İhtiyaçlar Anında Karşılanmalı, Bebek Ağlatılmadan Büyütülmelidir…

Burada kısa bir mola verip bebeğin şımarmaması, alışmaması için her isteğinin anında karşılanmasına yani ağlatılmadan büyütülmesine karşı duran görüşleri irdeleyelim:

Bebeğin ağlatılarak eğitilmesini iddia edebilmek için, öncelikle bebeğin beyninde şımartılma mekanizmalarını gösterebilmek gerekir. Bugün artık yaşamsal ihtiyaçların belirlendiği limbik sistem yapıları hakkında böyle bir mekanizmanın bulunmadığına dair görüş bildirecek kadar yeterli bilgi birikimi mevcuttur.

Sonuç olarak, her zaman yaptığımız gibi bebek beyninden bakıldığında; “davranışlarının altındaki yaşamsal ihtiyaçları bebek bekletilmeden yani ağlatılmadan karşılanmalıdır” yorumu hiç tereddütsüz yapılabilir. Bu tutumla bebeğin “şımartılmasından” söz etmek mümkün değildir.

Şımarmaktan kasıt ilişkinin yüz-göz olması, otoritenin kaybı ise, bu başka bir tartışmanın konusu olabilir. Sonuç olarak; 0-3 yaş arası dur-bekle sistemleri mevcut olmayan bebekler, hiçbir koşulda ağlatılmadan büyütülmelidir. Bebeğe yapılması zorunlu olan tüm tıbbi müdahaleler de dahil olmak üzere, yaşamın bu döneminde bir bebeğin ağlatılmaması için mümkün olan tüm önlemler alınmalıdır.

0-3 yaş arasında bebeğin tüm ihtiyaçları anında karşılanmalı böylece beynin ödül merkezi olan nükleus akümbense olumlu sinyaller gönderilmelidir. Aksi halde birazdan ayrıntılarına tekrar gireceğimiz gibi bebek beyni yaşam tehdidi algılar. Bu anksiyetedir.

Anksiyete varlığında amigdalanın iç organları yöneten hipotalamusa “tehlike” sinyalleri ilettiğini ve hipotalamusun da iç organları alarme ettiğini söylemiştik. Etrafta tehlike yok ve her şey emniyette ise bu sefer amigdala, beynin ödül merkezi olan nükleus akümbense olumlu sinyaller gönderir. Nükleus akümbens bu emniyet sinyallerini beynin düşünce ve karar merkezlerinin olduğu frontal loba iletir. Bu durumda, çevreden emin olan birey araştırma keyfi ile çevreyi araştırmaya ve öğrenmeye hazırdır.

Bebek beyni, nükleus akümbensten frontal loba “emniyettesin, araştırabilirsin” sinyalleri sayesinde gelişir. Beynin gelişmesi kağıttaki iki boyutlu soyut resimlerden bebeğe kavram öğreterek olmaz.

Kavram öğrenerek beynin gelişmesi ancak ve en erken 6. yaştan sonra mümkün olabilir. Beynin bu gerçeğinden bakıldığında “0-3 yaşta ağlatarak eğitin” demek ile “beynin gelişmesini engelleyin” demenin eş değerde olduğu açıktır.

Ağlatarak susturmayı telkin eden öneriler, bebeğin ağlayarak susmasını dolayısıyla annenin rahat bir nefes almasını sağlayabilir sağlamasına. Ancak bu anaklitik depresyon benzeri bir durumla bebeğin sindirilerek susturulmasıdır. Büyük balığın küçük olanı yemesinde olduğu gibi bir başarı olarak görülebilir. Öncelikle bunun ne pahasına kazanılmış bir başarı olduğu sorgulanmalıdır.

Prof. Dr. Sabiha Paktuna Keskin, Çocuk Davranışlarındaki Korkuyu Tanımak ve Baş Etmek


2016-10-07 09:24:03
Moi je me sers de forgetbox, c’est un logiciel qui permet d’envoyer des fichiers SANS LIMITE de taille ou de nombre de fichiers. On peut même envoyer directement nos fichiers via Gmail.Je trouve ca super simple d’utilisation et il est en frso.aiacfnrgetbox.com

Sorunuzu forma yazarak sorabilirsiniz







Bebekolay Sosyal Medya